Alman Ambargosu Milli Guvenlik Tehdidi Olusturmaz

Almanya ozellikle 2016 yilindan itibaren bazi silah siparislerimizi zaten gayriresmi talep ve yontemlerle bir sekilde yerine getirmiyor ancak resmi olarak bir ihracat yasagindan da bahsetmiyordu.12 Eylul 2017 tarihinde Almanya Disisleri Bakani Sigmar Gabriel’in “Turkiye’nin bize gonderdigi butun buyuk talepleri karsilamayi dondurduk” beyani ile gizli ambargo diyebilecegimiz bu davranis, resmi aciklamaya donustu. Hemen ayni gun sansolye Angela Merkel’in alelacele “NATO ortagi Turkiye’ye silah ihracinin tamamen durmamasi gerek” cikisi bile 2 ulke arasindaki gerginliklerin azalmasini saglamadi.

Peki gercekte bu mesele ne ve bize bir zarari dokunacak mi?

Almanya’dan hangi silah gruplarını ithal ediyoruz?

Eskiden denizalti, firkateyn, hucumbot, tanklar gibi ulke guvenligi icin kritik onemdeki buyuk platform ithalatinda ABD’den sonraki ikinci buyuk kaynagimiz Almanya idi. Ancak 1992’de Guneydogu’da kullanilmamasi serhiyle tank ve silah satmaya baslamasiyla Almanya’nin guvenilirligi olmayacagini yasayarak ogrendik. Her ne kadar bu serh 2009 yilindaki bir anlasmayla kaldirilsa da gun gectikce alimlarimizi azaltmaya baslamistik bile ve o trend “Mecbur kalmadikca alma.” seklinde gunumuze kadar devam etti.

Yakin seneler itibariyle bakarsak Almanya’dan baslica asagidakileri aldigimizi goruyoruz:

  • Denizalti
  • Gemi, tank, kundagi motorlu obus (KMO) ve IHA’lar icin motor ve guc gruplari
  • Tabanca, tufek turu hafif silahlar;
  • Tank ve silah muhimmati, torpido
  • Cesitli silah ve ekipmanlarin alt sistemleri ile komponentleri
  • Yedek parca
  • Zirh celigi
  • Savunma sanayii uretimlerinde de kullanilan imalat makineleri

Karsilikli silah ticareti ne seviyede?

(Not: Silah, muhimmat, yedek parca vb tum karsilikli urun ve hizmet ticaretini gostermekte olup Reis sinifi denizalti gibi hazine destekli uluslararasi kredilere bagli olan buyuk isler TUIK verilerinde yer almamaktadir).

Yukaridaki tablodan da gorulecegi uzere 2013 yilinda 19 milyon 463 bin dolar olan ithalatimiz 2017 ilk 6 ayi itibariyle 323 bin dolara kadar geriledi. Ihracat ise tam tersine, 2013 yilinda 4 milyon 677 bin dolar iken 2017 yilinin ilk 6 ayinda 4 milyon 284 bin dolara cikti, 2017’yi de 9 milyon dolar civarinda kapatmasi beklenmekte.

Yani Almanya’dan ithalatimiz neredeyse yok denilebilecek kadar az seviyeye inerken ihracatimiz da tam tersine artmakta, Turkiye alici konumdan satici konuma donmekte.

Bu veriler Turkiye’nin tum Alman silahlari konusunda alternatifler yarattigini gostermekte.

Hangi ortak projeler var? Bunlar etkilenir mi?

Almanya ile Airbus A400M konsorsiyumu icerisinde ortak uretim ve Thyssenkrupp Marine Systems’in (TKMS) Reis sinifi (Type 214) denizaltilarinin Golcuk’te lisans ile uretimi konularinda birlikte calismaktayiz.

Ayrica Alman Rheinmetall sirketi de BMC ile Rheinmetall BMC Savunma Sanayi A.S. (RBSS) adinda ortak sirket kurdu. Basta Altay tanki olmak uzere zirhli araclar ve modernizasyonlari konularinda ortak uretim hedeflemekte.

A400M ve denizalti projeleri devam eden cok sıkı sozlesmelere bagli oldugundan ileride cok buyuk tazminatlar odememek icin etkilenmeyecektir.

Hatta Turk STM ve Alman TKMS, Endonezya’ya birlikte Type 214 denizalti uretimi teklifi verdiler ve birliktelikleri aynen devam etmekte.

Rheinmetall konusunda da su anda bir sıkıntı gorulmemekte.

Silah ambargosu savunma sanayimizi ve terörle mücadelemizi olumsuz etkiler mi ?

Yurt ici ve yurt disinda terorle mucadelemiz acisindan, kapsamli bir savas durumunda Leopard tanki yedek parcalarinin satilmamasi veya geciktirilmesi ilk anda sikinti cikarabilecek gibi olsa da dunya capindaki alternatif tedarik kanallarini harekete gecirerek kisa surede ikame edebiliriz.

Envanterdeki denizalti ve gemiler icin de mevcut yedek parca stogumuz ilk anda yeterli olacaktir. Daha sonrasinda ozellikle cok problem yaratabilecek guc ve itki gruplari yedek parcalari icin de alternatif kanallar harekete gecirilebilir.

Yakin gelecekte uretimine baslanmasi planlanan gemi, denizalti, Altay tanki ve Firtina 2 KMO guc gruplari icin Turkiye hem bati hem de dogudan alternatiflerini ileri seviyeye getirmistir. Hemen bugun cok ani olarak Almanya ile tum iliskilerin kesilmesi durumunda belki gecis surecinde 1-2 yil yavaslama olur ama bu tip radikal degisiklikler ancak savas zamanlarinda veya BM kararlariyla gozlemlenmistir. Dolayisiyla hayatin normal isleyisinde bu konuda da bir etkisi olacagini dusunmemekteyim. Ustelik bu platformlarin hemen bugun guc grubu ihtiyaci da yoktur.

Sozlesmeye baglanip siparis edilmis guc gruplari ise ileride cok buyuk tazminatlar odememek icin yasaktan etkilenmeyecektir.

Anka IHA piston pervaneli turbo dizel motorunun milli alternatifinin 2018’de seri uretime gecmesi planlanmaktadir.

Hafif silahlar konusunda zaten cok ihtiyacimiz kalmadi. Diger tum konularda da Alman urunlerinin birden cok alternatifi hazirdir.

Hic dikkati cekmeyen ama en cok etkileyecek gruplardan biri de yerli firmalarimizin silah uretiminde kullandigi ileri teknoloji makina, ekipman ve yedek parcalarina konulabilecek bir ihracat yasagidir. Bu tur sivil-askeri ikili kullanima yonelik uretim unsurlarinin engellenmesi amacli cok uc bir girisim su an icin sozkonusu olmasa da is o noktaya kadar gelirse ilk anda Turkiye’yi silah ihracatinin durdurulmasindan daha cok etkiler ama sonucta bunlar ticari urunler oldugu icin yakin bir zamanda dunya capinda birden cok alternatifi yaratilir.

Sonuc olarak, goruldugu gibi kalite, fiyat, teslim sureleri gibi bilincli secimler haricinde Alman urunlerine mutlak bir bagimliligimiz yoktur. Tum urunlerin alternatifleri yaratilmakta olup, sadece Almanya ile sınırlı kalacak bir ihracat yasagi bizi kisa sureli olarak yorar ama milli guvenlik tehdidi olusturmaz.

Ilk yayinlanma tarihi: 15 Eylul 2017 saat 10.00

15 thoughts on “Alman Ambargosu Milli Guvenlik Tehdidi Olusturmaz

  1. Challenger 2 de kullanılan 1200 hp gucundeki motor Altay için yeterli olacakmıdır ve eğer olmayacaksa bu motor ve transmission u için birlikte bir upgrade düşünülüyormu?

    1. 1200 hp gucunde bir motor 65 ton civarindaki Altay icin yeterli olmayacaktir. Ama 1500 hp ve iyi bir torka sahip guc grubu yeterli olabilir. Kesin yeter diyemiyorum cunku bu kadar ince hesaba dayali karari ancak tum verilere sahip olan projenin muhendisleri verebilir.

      1. O zaman Ingilizler bize ne teklif etmiş olabilirler? Bu motor üzerinden 1500hp ye geliştirme projesimi?

  2. Üstadım ben elektrik mühendisliği okuyorum eğer enerjinin depolanması sorununu çözersek Altay gibi bir platform yakın gelecekte elektrik motoru ile çalışabilir mi?

    1. Su anda en buyuk problem enerji yogunlugunda ustadim.

      1 kg Li-Ion pilde 0,9-1 MegaJul (MJ) enerji depolanabilirken 1 kg dizelde bu rakam ~48 MJ.

      Her ne kadar elektrikli motorlarin verimliligi icten yanmali motorlara gore cok yuksek olsa da bu enerji yogunlugu farki tank gibi 60+ tonluk araclarda kendini daha da belli ediyor ve sadece elektrik motorlu bir ana muharebe tankinin uretilmesi onundeki en buyuk engel.

      Ancak BAE Systems, Northrop Grumman gibi buyuk savunma sanayii firmalari hibrid motorlar uzerinde calisiyorlar.

  3. Yazida merakimi celbeden 3 nokta var:

    1) Almanya’ya silah ihracatimiz bayagi artmis duruyor. Ne ihrac ediyoruz Almanya’ya?
    2) Yazida bahsi gecen Leopard tanki yedek parcalari icin dunya capinda harekete gecirilecek alternatif tedarik kanallari nelerdir? Bu kanallar somut olarak hangi parcalar saglanir, ne kadar cabuk saglanir?
    3) Keza denizalti ve gemiler icin de kullanilan “alternatif kanallar” ibaresi somut olarak ne ifade ediyor? Sanayi sitesinde kendimiz mi uretecegiz? Lisansli uretenler var, onlar masa altindan bize mi satacaklar?

    Bu noktalar somut verilerle aciklanmadigi surece calakalem yazilmis bir yazi olmus. Almanya ile takismamizin etkisi olmayabilir, dogru veya yanlis, ama bu teoriyi ortaya ne idugu belirsiz bir “alternatif kanallar” lafi atip aciklamak yetersiz kaliyor.

  4. Baslik ile igisiz biliyorum ancak twitter kullanmadigimdan buradan sormak istedigim bir soru var, cevaplarsaniz pek mutlu olurum.

    Twitter de US in PKK ya verdigi silahlari containerleri ve diger goremedigim seyleri yuklenip tasiyan epey TIR var. Biraz zoomlayinca bunlarin bazilarinin TC ye ait araclar olduguna uzulerek musahade ettim.

    Sorum su: bu duruma hukumetimiz nasil izin veriyor. TC vatandaslari/sirketleri bilerek PKK ya lojistik destek veriyor. Bir IHA ile veya sosyal media taramasi ile bu hainler dokumante edilip ulke icinde gerekli cezalar verilemez mi?

    Saygilarimla
    M Yuksel

    1. Ben boyle bir duruma rastlamadim ama sizin bu tur yakaladiginiz araclar var ise tum detaylari ve kanitlari ile EGM ve BIMER’e bildirirseniz gerekli islemleri baslatirlar.

      Tum kurumlara sormadan hukumetin izin verdigini ben iddia edemem. Dolayisiyla sorunuzun bu kismini geciyorum.

      IHA’larin MANPADS tehlikesine maruz kalmadan gorev yapabilecegi irtifadan plaka okumasi imkansiz.

      1. Sayin Admin,

        EGM ve BIMER in ilgili email adreslerini elinizde var ise buraya yazarsaniz sevinirim. Google’dan bulduguklarim cok jenerik.

  5. Çok guzeldi elinize sağlik
    Keşke olasi bir ABD ambargosunun etkisini de inceleseniz
    Teşekkurler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.