Ege ve Akdeniz’de savas yakin mi?

Bugunlerde yazili, gorsel ve sosyal medyada Yunanistan ile ilgili cok sayida haber yer almakta.

“Didim yakinlarindaki bir kayaliga Yunan bayragi dikildi. Sahil Guvenlik kuvvetlerimiz bayragi hemen indirdi”.

“Yunanistan Savunma Bakani, Ege’deki Yunan adalarina ek 3.500 asker gonderdigini, Turkiye ile Meric Nehri’nin cizdigi kara sinirina da gelecek gunlerde ek 3.500 asker gonderecegini duyurdu”.

“Ege’de uluslararasi sularda kesif gorevi icra eden ANKA IHA’mizi takip etmek icin 4 adet Yunan F-16’si gorevlendirildi.”

En son haber de Yunanistan’in Fransa’dan 2 adet FREMM tipi firkateyn kiraladigi ile ilgili.

Askeri platformlarin kiralanmasi cok mu alisilmadik? Tabii ki degil. Mesela bir cok ulke kiralik askeri IHA kullaniyor. Hatta bunun da otesinde Hindistan ordusunun envanterinde 1 adet nukleer gucle calisan kiralik Rus denizaltisi bile bulunmakta.

Ancak sunu soylemek gerekir ki Yunanistan henuz firkateynleri kiralamis degil. Hatta bu haberi Fransiz Savunma Bakani da bizzat kendi agziyla yalanladi.

Firkateyn kiralama konusu ilk olarak 2013 yilinda ciddi bir sekilde medyada yer almaya basladi ve 5 yildir ne zaman Yunanistan cok sıkışsa Yunan gazeteleri “3 ay icinde kiralama sozlesmesi imzalanacak” diye bir haber yapiveriyorlar.

Fransa’nin mevcut FREMM firkateyni envanterinin de kendi ihtiyaclarini karsilamak icin ancak yeterli durumda oldugu gozlemlenmekte.

Ancak gelecekte kesinlikle kiralanmayacagini da elbette soyleyemeyiz.

Yunanistan’in bu tur bir kiralamayi istemesi icin 2 onemli sebep var:

Ilki ve en onemlisi, belki bizi biraz gururlandiracak olani, Turkiye kabiliyetlerini arttiriyor.

  • Suriye’de havada ve karada fiilen basarili oluyor.
  • Darbe girisimi sonrasi savas ucagi ucurabilecek pilotu kalmadi denilen Turk Hava Kuvvetleri ve personeli buyuk fedakarliklarla bir taraftan Suriye’de harekat icra ederken diger taraftan Ege’de aksatmadan savas ucagi ucurup butcesi sınırlı Yunan hava kuvvetlerini karsilik vermeye zorluyor.
  • Turkiye yaklasik 15 ay sonra S-400’leri teslim almaya baslayacak ve muhtemelen bir sistemi de bati kiyilarina konuslandiracak, yani tum Ege hava sahasi Atina’dan itibaren Turkiye’nin kontrolu altina girebilir.
  • Yunanistan butceyi kisarken Turkiye kendi yerli urunlerini uretip envanterini yavas da olsa guclendiriyor.
  • Yine darbe girisimi sonrasi cok zayifladi denilen Turk Deniz Kuvvetleri’ne ait savas gemileri Kibris cevresinde kendisinden izin almadan sondaj yapmak isteyen gemileri “uzaklastiriyor“. Bolgede arastirma yapmak isteyen baska bir gemi ise Yunanistan’in tum itirazlarina ragmen Turkiye’den izin almak “zorunda kaliyor“.
  • Gunumuz sartlarinda Turkiye, 3-5 ay icerisinde, Yunan radarlarinin uzaktan tespit edememesi beklenen, 5. nesil “stealth” F-35 savas ucaklarini teslim almaya baslayacak. 2023’e kadar 2 filonun aktif hale gelecegi de konusuluyor. Yunanistan da bu hamleye karsilik 2 milyar dolardan fazla harcayip 4. nesil ucaklarini modernize etmek zorunda kaliyor. Ancak 5. nesil ucaklarin ag merkezli harekat kabiliyetlerinin gercek anlamda kullanilabilmesi halinde modernize 4. nesil ucaklarin kesin bir cozum olmayacagi konusunda da hakli olarak endiseleniyor.
  • Tum bunlar yetmez gibi son olarak da Turkiye Ege’de IHA ucurup Yunanistan’in basina bir kere daha “bela oluyor“. Bu hamleye savas ucagi haricinde karsilik verebilecek platformu bulunmayan Yunanistan’i dusunduruyor. Cunku sınırlı butceyle 2 adet IHA’ya karsilik 4 adet F-16 kaldirmaya devam etmesi mantiken mumkun degil.

Bunlar anlatabileceklerimin cok kucuk bir kismi. Daha onlarca madde siralayabilirim.

Bunlari ne amacla paylastim? Cunku Yunanistan da aradaki dengenin hizli bir sekilde Turkiye lehine bozulacagini goruyor ve bundan “endiseleniyor“, hatta belki de “korkuyor“.

Ikincisi ise, Yunanistan’a borc verenler savunma harcamalarini azaltmasini sartini kostu ve Yunanistan da kabul etmek zorunda kaldi. 2010 yilinda 8 milyar USD seviyesinde olan savunma butcesi 2017 yilinda yaklasik 4,5 milyar USD’ye kadar dustu. Yani neredeyse yari yariya azaldi. Asiri sag egilimi ve Turkiye karsiti gorusleriyle bilinen Yunanistan Savunma Bakani yukaridaki tehditlerin farkinda ve “yaygara koparip” savunma butcesini acilen arttirmaya calisiyor.

Peki Yunanistan caresiz mi?

Tabii ki degil. Konjonktur ondan yana.

  • Yunanistan kendi kaynaklari ile kisa ve orta vadede tek basina Turkiye’ye karsi koyabilecek seviyede gozukmese de yanina iyi bir Israil ve -Suudi Arabistan kaynakli kredi ile fiilen bizden daha hizli silahlanan- Misir’i alirsa “buyumeyen” bir Turkiye’ye karsi koyabilir.

Neden bu ulkeler? Hepimizin malumu Dogu Akdeniz havzasinda Israil, Misir, GKRY ve Yunanistan ekonomik munhasir bolgeler icin aralarinda anlasti, buralarda fosil yakit arama calismalarina da basladilar. Hatta cikarma faaliyetleri de aktif.

KKTC ve Turkiye ise kendilerine dayatilan bu cizgileri kabul etmiyor. Mevcut dengelerden dolayi cok yuksek ses cikaramasa da Lubnan da karsi cikmakta.

3 ulke ve GKRY de bolgedeki cikarlari icin acik tehdit olarak gordukleri Turkiye’ye karsi birlesmek zorundalar ve su anda onu yapiyorlar.

  • Cikartilacak fosil yakitlarin boru hatlari vasitasiyla Yunanistan uzerinden Avrupa’ya ve Avrupa Birligi ulkelerine nakli de soz konusu. Boyle olunca, enerji bagimliligindan kurtulmak ve Rusya’ya alternatif yaratmak mecburiyetinde olan Avrupa Birligi de uyesi Yunanistan’a taraf olarak isin icine giriyor.
  • Ayni zamanda batidan bagimsiz politikalar izlemeye baslayan Turkiye’ye her platformda siyasi baski uygulanmasi gerekliliginin bir parcasi olarak bu destek de vazgecilmez bir adim.
  • Ayrica orta vadede Avrupa Birligi ulkelerinin ortak savunma birligine evrilmesi ihtimal dahilinde gorulen PESCO anlasmasi da Demokles’in kilici gibi basimizin uzerinde sallanmakta.

Peki bu durumda Turkiye hangi adimlari atabilir?

  • Dogu Akdeniz canaginda kalan son iki ulke olan Suriye ve Lubnan ile anlasmak. Suriye icin bolgede en buyuk deniz gucune ve buyuk deniz ussune sahip olan Rusya ile anlasma yapmak yeterli olabilir. Rusya tabii ki bu tur anlasmazliklarda direkt taraf olmayacaktir ancak bolgeye gelmesi muhtemel olan ABD ve AB unsurlarini da istemeyecektir.
  • NATO uyeligi kapsaminda, bolgeye yonelik bireysel toplanma cabalarini Turkiye olarak engellemek.
  • Bir Kusak Bir Yol, Ipek Yolu projesi kapsaminda Cin unsurlari ile Akdeniz’de ortak tatbikatlar yapmak.
  • Cok hizli bir sekilde Kibris cevresindeki parsellerde sondaj ve aramalara baslamak.
  • Ege, Akdeniz ve KKTC’deki guclerimizi arttirmak.
  • Devam etmekte olan denizalti, firkateyn, korvet projelerini hizlandirmak, gerekiyorsa adetleri arttirmak.
  • Planlamasi yapilmis olan; hava savunma harbi muhribi, buyuk firkateyn, Turk tipi hucumbot, yeni nesil mayin avlama gemilerinin insalarini one almak.
  • Planlamasi yapilmis olan; elektronik harp, karistirma, koreltme, aldatma ve istihbarat gorevleri icra edebilen gemi ve ucak projelerini hizlandirmak.
  • Uzun sure havada kalabilen buyuk karakol ucaklari, insanli kesif ucaklari ve insansiz hava araclari ile deniz ustu ve altina yonelik kesif ve gozetleme kabiliyetlerimizi arttirmak.
  • Denizin ustundeki ve altindaki dusman unsurlari yok edebilecek fuze ve torpidolar tasiyabilen, helikopter ve karakol ucaklarinin alimlarini arttirmak ve mevcut projeleri hizlandirmak.
  • Acilen insansiz deniz araclari gelistirmek ve hizmete almak. Oncelikli olarak; su ustu ve su alti icin kesif, karakol ve mayinlama kabiliyetine sahip yuzer unsurlar ile kesif ve mayin imha kabiliyetlerine sahip dalar unsurlar.
  • Oyun degistirici olabilecek; lazer silah sistemi, elektromanyetik firlatma sistemi, superkritik karbondioksit guc cevrimi tabanli havadan bagimsiz tahrik sistemlerinin deniz unsurlarina uygulanmasini hizlandirmak.
  • Yurt disina bagimliligi acilen azaltabilmek amaciyla yerli muhimmatlar gelistirmek ve teslimlerini hizlandirmak.
  • Tum onlemleri aldiktan sonra da halki ve devletiyle, siyasi ve askeri mutlak kararlilik sergilemek.

Tum adimlari atip, degisikliklere gore gerekli tedbirleri zaman gecirmeden alabilen bir Turkiye, surtusmelerin sicak catismaya donusmesine imkan vermeden dizginleri elinde tutabilecektir.

Ilk yayinlanma tarihi: 24 Nisan 2018 saat 14:30

5 thoughts on “Ege ve Akdeniz’de savas yakin mi?

  1. Merhaba.
    FREMM kiralarlar ise, bizim MİLGEM’ler baş edebilir mi? Yada nasıl savuşturulur bu tehdit?

  2. Hocam tespitiniz yerindedir, çok haklısınız. Ancak temenni olarak kalma ihtimallerinin çok yüksek olması beni endişelendiriyor ve üzüyor.

    Zevkle takip ediyorum. İyi günler dilerim.

  3. Üstadım Avrupa ve diğer ülkelerin yayın organlarını takip ettiğimizde ana sorunun Türkiye’nin Radikal Teokratik yapıya dönüşmesidir. Bu durum Avrupa’nın güvenliğini tehdit etmektedir.Bu nedenle tecrit söz konusudur.
    Rusya’nın da böyle görünen bir ülkeyle taraf aynı safta görünmek dahi istemeyecektir. Batı ambargosu Rusya üzerinden kalktığında tamamen yalnız kalacağız. Birileri buna “Değerli Yalnızlık” demektedir zaten.

    1. Batılıların ne demesini bekliyordun ki?hem batililar hem rusya, teokratik iranla ticaret yapacaklar ama türkiyeye sirtlarini donecekler öyle mi? Avrupadaki bazi mahfillerin eksen kayması suçlamalarını ciddiye almıyorum. klasik ‘Cambaza bak’ numarası.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.